yata_anbaba_erkin_koray_cem_karaca_466.jpg

Türk Rock Müzik Tarihi’nde “iki şarkı”da ezana da yer verildi. Biri Cem Karaca’nın diğeri de Erkin Koray’ın eserinde…

 

Bu makale “ustura ağzı gibi” çok tehlikeli bir konuyu işliyor. “Rock Şarkıları’nda Ezan” konusu herkesin el atmaya cesaret edebileceği bir konu değil. Bu sadece Yazarlar için değil Şarkıcılar için de geçerli. Onun içindir ki 1970’lerden beri gündemde olan Türk Rock Müziği’nde buna Cem Karaca ve Erkin Koray’dan başkası cesaret edememiştir.

 

Şarkılarına geçmeden önce, “düşünce olarak ezana nasıl bakıyorlardı”, biraz o konudan bahsedelim. Erkin Koray cephesinde ezan çok önemli ve de “aslına uygun” okunmalı. Bunu şu röportajından öğreniyoruz:

 

 

> ERKİN KORAY: LÜBNAN’A MÜEZZİN GÖNDERELİM!

 

Peki sizin şarkılarınızdaki müzik kalitesi… (Söyleşi Sultanahmet civarında yapıldığından dört bir yandan ezan sesleri gelmektedir) Mesela bu müezzin fena söylemiyor! Müzik kalitesi olarak. Lübnan’dan bazen savaş haberleri veriyorlar. Onlar çok kötü. Oraya müezzin gönderelim mesela… Bizde üniversiteden daha fazla İmam Hatip Okulu olduğuna göre demek ki bol müezzin de vardır. Lübnan’a erzakla birlikte müezzin de göndersek iyi olur derim ben, çok kötü duydum ben oradakilerin sesini… Bak ne güzel geliyor burda sesi. Ohh… Uzattı da… Allah… Böyle bir müezzin Lübnan’da yok. Mesela bir otobüs de müezzin gönderilebilir. (Akşam Gazetesi / Mustafa Azizoğlu’nun “Lübnan’a Müezzin Gönderelim” başlıklı Erkin Koray Röportaj / 13 Ağustos 2006)

 

 

> HURŞİT ÇAKIR: “ZAMANIN KABULÜ” DİYE
   EZANI PUNK veya FUNK OKUYAMAZSINIZ!

 

Ezanın “aslına uygun” okunması gerektiği, sadece Mustafa Azizoğlu’nun Erkin Koray Röportajı’nda değil, Aşık Veysel’in “Uzun İnce Bir Yoldayım’ı nasıl çalınmalı” tartışmasının yapıldığı bir yerde de geçti… Örneği veren de Grup S.İ.S’in Solisti ve Gitaristi… Sadece imla hatalarını düzelterek o bölümü aynen yayınlıyorum:

 

Anladım ki edebiyat sanat tarihi dilbilgisi etimoloji (kelime anlam bilgisi) falan hihaye “kitle öyle istiyor” yap!… “Manevi değeri ayaklar altına alınmış”, “ezginin anlattığı içsel dünya tasviri” de ne ki?! “Otantik tını” mı?! “Çağdaş takıl abi ya”… Palavra. Zaten yakında da başlar bir büyüğümüz vefat ettiği zaman da “o ağıtı kitlenin anladığı ritm ve ortam gereği” diye kafamıza göre müzikle anlatırız olur biteer… Örneğin “deneysel müzik” diyerek (tamamen örnek veriyorum): “Ezanları da müezzin punk veya funk söylese abi ya ne cool olur di mi yaaa abii?! Çaak bi tane”… Sahi Aşık Veysel Uzun İnce Bir Yoldayım’la ne anlatmış olabilir ki, alt tarafı “gariban bir sazcı”… mı? Güzel sanatlarda okuyup Bach öğrendiğini sananlara: Biraz “kendi kültürünü horlamasan” diyorum… Bir gün lazım olur da hani… (Hurşit Çakır –Facebook / 01 Aralık 2008)

 

 

> KORAY ARGUN: EZAN’IN İLK DEFA KULLANILDIĞI
   TÜRKÇE ROCK PARÇASI MAKASLANMIŞ!

 

“Cem Karaca cephesinde ezan konusu”na gelince… Bu cephe çok daha geniş ve de tartışmalı… Dün de öyleydi, bugün de… Biz “bugünkü tartışmalar”ı bir başka makalemizde ele alacağız. Şimdi “dünkü tartışmalar”a bir göz atalım:

 

Rockçı’nın Rock kasetinde ezana yer vermesi elbette tartışılacaktı ve tartışıldı… Tartışmayı sondan başlayarak görelim. Bu tartışmanın sonunda şu oldu:

 

Elimde, yıllar önce kasetten dinlediğim, TÖRE albümü var. Albüm, kaset gibi, Emre Plak tarafından yayınlanmış. Ancak cd’nin 7. parçası olan, 33 kurşun, resmen makaslanmış. Parçada okunan sabah ezanı efekti yok. Evet, doğru duydunuz, parçanın orj…inalindeki sabah ezanı efekti, resmen yok. 33 kurşun “TÖRE” albümünün en önemli parçalarından biridir ve ezan, türkçe rockta ilk kez bu parçada kullanılmıştır. Benim merak ettiğim, “33 kurşun” adlı sanat eserinin orjinalinin bozularak yayınlandığından, sevgili Cem Karaca’nın, mirasçılarının haberi var mıdır, varsa neler yapmışlardır, yoksa ihbar ola… Ancaaaak, bir şey yapılmazsa ben yapacağım, Emrah kardeşim haberin ola… (Koray Argun – Facebook / 12 Eylül 2009)

 

Buna aynı yerde şu cevap verildi: Koray’cım o albümdeki ezan efekti sadece ilk kopyalarda var… Ta o günlerde kaldırılmıştı zaten… Hatta o günlerde de bunun tartışması baya olmuştu… (Engin Özkurt)

 

Tartışmanın sonucu işte bu: Ezan sonraki baskılarında şarkıdan çıkarılmış. Bu çıkarma işini Cem Karaca’nın kendisi mi (ki hiç sanmıyorum) Ailesi mi yoksa Plakçısı mı yaptı bilmiyorum. Engin Özkurt’un “o günlerde de bunun tartışması baya olmuştu” dediği o günleri şöyle özetleyebilirim:

 

Gazeteciler Rockçı Cem Karaca’nın albümünde Ezanı “fon müziği” olarak kullandığını görünce işi bildiklerini düşündüklerine sordular. “Olur veya olmaz” diyenleri buraya almaya gerek yok, o yıllardan bugüne benim aklımda “iki söz” kaldı, sizlerle onu paylaşayım:

 

Sözlerden biri bir Diyanet Görevlisi’nindi (adını hatırlamıyorum) ve şöyle demişti: “Cem Karaca’nın 33 Kurşun çalışmasını dinledim, ezanın orda kullanılış biçimi, beni rahatsız etmedi!”

 

Sözlerden diğeri de Cem Karaca’nın kendisinindi ve şöyle demişti: “33 Kurşun’da ezanı müthiş bir saygı ile kullandım.”

 

 

“33 KURŞUN”U ÜÇ ŞARKICI DAHA YORUMLADI!

 

Ahmet Arif’in “33 Kurşun” Şiiri’ni sadece –bu şiiri albümüne alarak geniş kitlelere tanıtan- Cem Karaca yorumlamamış… Başka kimlerin yorumladığı şu bilgide özetlenmiş:

 

Onur akının Grup Baran’ın solistliğini yaptığı zamanlarda bestelediği ve ilk albümlerinde bulunan Ahmet Arif Şiiri… Aynı zamanda bu şiir Zülfü Livaneli ve Cem Karaca tarafından da farklı şekillerle yorumlanmıştır.. (manha de carnival, / “33 Kurşun” kelimesi / itusozluk Sitesi –  29.09.2006 18:19) Aynı sayfada bir başkası Fikret Kızılok’un da 33 Kurşun’u yorumladığı not etmiş.

 

 

> CEM KARACA EZANI “KENDİSİ DE” OKUDU!

 

Cem Karaca’nın ezanla ilişkisi, sadece onu albümüne almakla da sınırlı değil. Cem Karaca ezanı “kendisi de” okumuş. Bunu şu nottan / istekten / izleyen birinden öğreniyoruz:

 

Bir aralar bir furya vardı malumunuz. Mübarek ramazan aylarında minarenin birinden İbo diğerinden Burhan Çaçan ezan okurlardı. Layıkı ile okumak ses olsa bile müşkül tabi. Makamı var usulü var. Bu furya esnasında hatırlarım Reha Muhtar amcamız (amca diyeyim de kompleks yapsın :)) stüdyoda rahmetli Cem Karaca’ya ezan okutmuştu. Kıraatinde çok noksan bulmakla birlikte ezan okuyan bir Cem Karaca sesi kulağıma nefis gelmişti. Hani diyorum varsa birilerinde (videoyu internette paylaşsa)… (Dalgaci / Plaknet Sitesi / “İstek: Cem Karaca’dan Ezan-ı Muhammedi Forum Sayfası / 27 Kasım 2006)

 

 

“33 KURŞUN”DA EZAN SESİ’Nİ NEDEN KULLANDI?

 

Peki Cem Karaca albümünde yer alan bir şarkıda ezan sesini neden kullanma gereği duydu? Bunun sebebini şu makaleden öğreniyoruz:

 

Karaca, 1988 yılında ise yeni tanıştığı ve alt yapısını gerçekleştirdiği Oğuz Abadan’la birlikte 1990 yılında ‘Töre’ albümünü piyasaya çıkardı. İkinci albümü de Emre Plak’tan çıkarmıştı. Karaca, geçmişe dönük eleştirel konuşmalarının yanı sıra, Özal’ı kendisine yakın bulduğunu ve desteklediğini açıklaması sebebiyle ‘döneklik’ suçlamasıyla karşılaştı. Bu albümle “33 Kurşun” adlı parçanın başında “ezan” okutması eleştirilere neden olmuştu. Oysa parça, ezanla birlikte ritmi ve tansiyonu hızla yükselten ve albümün hit parçalarından biriydi. Karaca, Brechtvari bir epik anlayışı hedeflediğini, şarkıda anlattığı durumu canlandırmak için ezan sesi kullandığını açıkladı. (Sabancı 2006/185) (Orçun Berrakçay / Dokuz Eylül Ünv.GSF. / Müzik Bilimleri Anabilim Dalı / Yüksek Lisans Öğrencisi / Müzik Eğitimcileri Net Sitesi – 09.11.2006)

 

 

CEM KARACA “EZANIN TÜRKÇE OKUNMASI”NA KARŞIYDI!

 

Ezanı albümüne koyacak ve canlı yayında okuyacak kadar seven Cem Karaca, zaman zaman gündeme getirilen ve benim hiçbir işe yaramayacağını düşündüğüm “ezanın Türkçe okunması” konusunda ne düşünüyordu? Bunu şu köşe yazısından öğreniyoruz:

 

Dinî konulara da girilen son röportajlarından birinde, “Ezanın Türkçe okunmasına ne diyorsunuz?” sorusuna olumsuz cevap verirken şunları da söylemişti Cem Karaca: “Bir kere, sabah ezanının hele güzel okunduğu takdirdeki güzelliği Türkçe okunduğunda aynı huşu hissini insanlara verecek mi, vermeyecek mi? Sabah ezanları bana özellikle çok dokunur. Sabaha doğru Beyoğlu’dan dönerken, kafalar hafif kıyak, orada şöyle bir ezan okunuyor ki, insan bir iç hesaplaşmaya giriyor.” (Taha Kıvanç / “Güzel Bir Sanatçı Daha Gitti” makalesi / Yeni Şafak Gazetesi / 10 Şubat 2004)

 

 

> CAHİT BERKAY: CEM KARACA SAHNEYE
   BESMELE ile ÇIKIYORDU!

 

Cem Karaca’nın ezan okuması, vefat ettiğinde cenazesine de damgasını vurdu. Hemen her röportajda bu konu geçiyordu, bunlardan birkaçını seçtim:

 

Haluk Levent: Solucular’ın Yapmadıklarını Yaptı: Cem Karaca 80 öncesinin şabloncu zihniyetini yıktı. Solcu tavla oynamaz, kıza bakmaz sözlerini ortadan kaldırdı. Hep özeleştiri yaptı. O hep bir devrimciydi. Doğru bildiğini yapmaktan hiç çekinmedi. Tutarlı bulduğu için Devlet Bahçeli’ye mektup yazdı. Ezan okudu. Bir solcunun böyle şeyler yapması alışıldık olmadığından eleştirildi.

 

Edip Akbayram: Ezan Okumasına Saygı Duyuyorum!: Cem Karaca’yı uğurlamayan her kesimden insanın gelmesine saygı duyuyorum. Dönek miydi? Ölen birinin ardından polemiğe girmek istemem. Savaş Ay’ın yazdığı gibi eşiyle aramızda da bir tartışma olmadı. Son zamanlarda ezan okuması gibi dini kimliğini öne çıkarmasına da saygı duyuyorum. Cem’in eski kimliğinden uzaklaştığı da herkes tarafından görülen bir gerçekti.

 

Cem Berkay: 1973’te Birlikte Çalışmaya Başladık, Sahneye “Besmele” ile Çıkıyordu!: Geniş kitlelerce sevilmiş ki cenazesinde herkes vardı. Bu da uzlaşmaz ideolojik çatışmaların geride kaldığını gösteriyor. Ama o siyasi olarak hiç değişmemişti. Sosyalistti. Sadece son zamanlarda dini inançlarını önce çıkartmıştı. 1973’tde birlikte çalışmaya başladık. O zamanlar da sahneye besmeleyle çıkardı. Ayrıca onun solculuğu ulusalcıydı. O bu ülkenin daha demokratik ve iyi yönetilmesini istiyordu. onun hiçbir zaman siyasi anlamda dinle ilişkisi olmadı.

 

(Buket Aşçı’nın “Cem Karaca Sağcı mı, Solcu mu Devrimci mi, Ülkücü mü, İslamcı mı?” haberi / Vatan Gazetesi – 15 Şubat 2004)

 

Aynı haberde başkalarının sözlerine de yer verilmiş, onları geçiyor ve Erkin Koray’ın ne dediğine bakıyoruz:

 

Erkin Koray: Cem Karaca’nın Özal’la Diyalogunu Abartıyorlar!: Dönek miydi? Hayır. Türkiye’ye döndüğünde Özal’ın elini öpünce ben de tepki göstermiştim. Ama daha sonra düşününce bunun haksızlık olduğunu anladım. Kimler ne tavizler vermedi ki hayatı boyunca, Cem’in tavizini abartıyorlar. Bence hiç İslamcı olmadı. Dini eğilimleri arttı o kadar, ama bunu da yaşlanan pek çok insanda görüyoruz. Mesela, Mazhar’da… Solculuğundan vazgeçmedi. Patron olup da işçi mi ezdi? Dün ne diyorsa aynı şeyi söyledi.

 

*

 

İçinizden diyorsunuzdur “ya Yatağanbaba yazın bitti oldu her şeyi anlattın-ettin ama halâ Erkin Koray’ın hangi şarkısında ezana yer verdiğini söylemedin” diye… Söylüyorum şimdi, yok öyle yazıyı bunu söylemeden bitirmek! J

 

 

ERKİN KORAY’DA EZAN “DEVLERİN NEFESİ”NDEKİ “SİTEM”DE!

 

Şimdi vereceğim bilgiyi, bizden daha önce “yazıya dökmüş / kayda geçirmiş” birisi yok. “Google”ye sordum ona göre de yok! Hatta ben bunu Dünya’da Erkin Koray’ın kendisinden başka bu makaleyi yayınladığım 01 Ekim 2009 tarihine kadar –“benim” diyen en fanatiklerinden bile- bir fark edenin olduğunu da düşünmüyorum. Bu bilgi Dünya’da ilk defa şu anda açıklanıyor! (Belki bunu şarkı kaydedilirken Stüdyo Şefi / Tonmaister fark etmiştir.)

 

Erkin Koray Şarkısı’nda ezan, enson yayınladığı albümü olan “Devlerin Nefesi”nin ilk şarkısında yani “Sitem”de yer alıyor…

 

Şimdi o şarkıyı koyup da ezanı duyamayanlar “demek ki Cem Karaca’da olduğu gibi Erkin Koray’da da sonraki baskılarda ezan sesi şarkıdan çıkarılmış” diye düşünüp de albümün ilk baskılarını aramaya gitmesin! Çünkü Erkin Koray’ın “Sitem”indeki ezan, Cem Karaca’nın “33 Kurşun”undaki gibi apaçık kaydedilmemiş… Adeta melodiye ve enstrümana saklanmış. Bunu Türkiye ve Dünya’da “ilk fark eden” de, şu an Üniversite’ye girmeye çalışan Kardeşim ve İnternet Danışmanım Ahmet Yatağanbaba oldu. Birgün beni çağırdı ve “abi şunu bir dinle Erkin Koray’ın şarkısında ezan okunuyor” dedi… Dinledim ve “abim ezan nerde bunda” dedim. Dedi ki, “çok dikkatli dinle!”…

 

 

ERKİN KORAY ve EZAN’IN “ALLAH’TAN BAŞKA İLAH YOKTUR” BÖLÜMÜ!

 

-Bitirdiğim ve yılbaşından önce yayınlayabilmeyi umduğum “Allah Hepinize Böyle Dönekliği Nasip Etsin” adlı (http://cemkaraca-nasip.tr.gg) Cem Karaca Kitabım’da buluşabilmek umuduyla, konuyu kapatıyor ve Erkin Koray’ın yaptığı gibi bilgiyi yazımızın sonunda veriyoruz-:

 

“Çok dikkatli” dinledim ve şaşırdım. Evet vardı. “Bir bildiğin vardı ki getirdin beni dünyaya, sonra bıraktın yaya” sözlerinden oluşan “Sitem” şarkısının en sonunda çook derinlerden gelen bir ses “ezan makamı”nda “lâ ilahe ilallah” diyordu. Yani Türkçesi ile söylersek “Allah’tan başka ilah yoktur”

.
.
.
.
YAYIN TARİHLERİ:
.

hyp_fatih_ezan_470.jpg

.

int_ezan_470.jpg
.
sb_ezan_cem_karaca_erk_n_koray_yata_anbaba_466.jpg
.
yha_ezan_cem_karaca_erk_n_koray_yata_anbaba_466.jpg