_mza_g_nler__yata_anbaba_k_tap.jpg

 

TÜYAP Bursa’dan TÜYAP İstanbul’a, Yaşar Nuri Öztürk’ten Yatağanbaba’ya, Nihat Genç’ten Oktay Sinanoğlu’na İmza Günleri…

 

Bu konuyu inceleyebilmek için, “televizyonla şöhret olmuş” olanlarla “televizyonla şöhret olmamışlar”ın “İmza Günleri”ni ele almak lâzım. İlkine örnek olarak Nihat Genç, Yaşar Nuri Öztürk ve Oktay Sinanoğlu’nu, ikincisine örnek olarak ise Yatağanbaba’yı ele alacağım.

 

“İmza Günü” dendiğinde, bazen rakamlar konuşulur!

 

Nihat Genç meselâ bu konuda “İmza Günleri’nde 300 kitap imzalıyorum benim kadar kitap imzalayan Türkiye’de yok” diyecek kadar iddialı… (Veryansın Programları / Avrasya Tv.)

 

Bir “İmza Günü’nde 300 kitap nasıl imzalanır?” Cevap belli: Televizyon’dan tanınma sayesinde… Nitekim siz bırakın televizyonda ünlü olmadan önce Nihat Genç’in bir İmza Günü’nde “300 kitabını” imzalamasını, -kendi ifadesine göre- “yazdığı kitaplar” bile sadece 500 tane basılıyordu ve “ilaç parası bile” bulamıyordu!!! (“Aydınlar Savaşı Başladı Bile” makalesi / Akşam Gazetesi / 11 Haziran 2005)

 

Hulki Cevizoğlu bir Ceviz Kabuğu Programı’nda Prof.Dr.Yaşar Nuri Öztürk’e “hayretle” şöyle demişti:

 

Hocam Didim’deki İmza Gününüz’de tam 2.000 kitap imzalamışsınız… Bravo Hocam, başka yazarlar bu miktarda kitabı değil 2 günde satmak, 2 yılda zor satıyor!

 

“Bir İmza Günü’nde (2 gün de sürse) 2.000 kitap nasıl satılır da imzalanır?” Cevap belli: Televizyon’dan tanınma sayesinde… Nitekim siz bırakın televizyonda ünlü olmadan önce Prof.Dr.Yaşar Nuri Öztürk’ün bir İmza Günü’nde “2.000 kitabını” imzalamasını –kendi ifadesine göre- Yayınevleri “yazdığı kitapları bile basmamış”… “Kendin yayınla biz dağıtımını yapalım” demişler, gitmiş evini satmış ve kitabını yayınlamış ama dağıtıcılar gene de dağıtmamış! Televizyonda ünlü olduktan sonra ise 10 yıl öncesinin rakamlarıyla 15.000.000 (15 milyon) kitabı satılmış! Buna “korsan baskılar” dahil değil, onu da ekleyecek olursanız, rakam 50.000.000’u buluyor…

 

 

PROF.DR.OKTAY SİNANOĞLU’NUN “500 KİTAP” ŞARTI!

 

“İmza Günleri”, tek başına olabildiği gibi, genellikle “konferanslarla birlikte” oluyor. Konferans sonrası Yazarlar kitaplarını imzalıyor… Bu konferans davetini alan bazı Yazarlar, konferansa gelmek için “şu kadar bin dolarlık kitabımı” ya da “şu kadar sayıda kitabımı alacaksınız” şeklinde şart da koşabiliyor…

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Doğu Akdeniz Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Kültür ve Tarih Kulübü, son iki yılında Türkiye’nin çok ünlü Siyasetçi ve Yazarları ile çok başarılı konferanslar düzenlemişti… Prof.Dr.Oktay Sinanoğlu’na da bir konferans verdirmek istediler fakat bu konferans çok istemelerine rağmen gerçekleşmedi. Sebebini adı geçen Kulüp’ün o zamanki Başkan Yardımcısı’ndan dinleyelim:

 

Prof.Dr.Oktay Sinanoğlu Üniversitemiz’de konferans vermek için 500 kitabını satın almamızı şart koştu. Üniversite Kulübümüz’e 500 kitap alacak bir bütçe vermedi, öğrenci olan arkadaşlarımızla da bu miktarda bir parayı toplayamadık ve konferans gerçekleşmedi… (Yatağanbaba – Semih Çelik görüşmesi / 18 Mayıs 2009 – Denizli ve 08 Ağustos 2009 – İstanbul) 

 

Televizyonlarda sık göründüklerinden “çok ünlü” olan bu Yazarlar’dan sonra, televizyonda görünmediklerinden –henüz- “onlar kadar ünlü olmayan” Yazarlar bu İmza Günleri’ni nasıl yapıyorlar, biraz da o konudan bahsedelim!

 

 

> ALİ ÖNER: YATAĞANBABA’YI “BURSA KİTAP
   FUARI’NDA AĞIRLAMAK” İSTERDİK!

 

Bu konuyu anlatabilmek için Yatağanbaba’dan / kendimden örnek vereyim. Çünkü ben bu “çok ünlü” ile “hiç tanınmamış” Yazarlar katagorilerinin “ortasında” duruyorum… “Televizyonun gücü / tanıtımı” ile değil ama “Kalemimiz’in ve İmanımız’ın gücü ve de okuyucularımızın desteği” ile, Denizli’de yaşamama rağmen son 3 yılda 10 kitabı yayınlanmış ve bunlar (sadece Denizli’de satılmasına ve Türkiye geneli ortalaması adetinde basılmasına rağmen “15 baskı yapmış / Kültür’ün namusunu kurtarmış” bir Yazar olarak, benim içinde bulunduğum durum / verdiğim mücadele bir “bilimsel veri” özelliği de taşıyor çünkü…

 

Türkiye’de benim konumumda olup da “bunu başarabilen” ikinci bir Yazar da yok!

 

Dilden dile dolaşan yazılarımız, internet sayesinde siteden siteye de dolaştığından Denizli dışında sadece Türkiye genelinde değil, Dünya’nın da orasından-burasından çalışmalarımız takip ediliyor ve sipariş alıyoruz…

 

Bu “televizyon gücüyle tanınmış Yazarlar’dan olmayanlar bu İmza Günleri’ni nasıl yapıyor” konusunu, faaliyetlerimi günlük olarak kayda geçiren / yayınlayan ve www.yataganbaba.com sitesinden yayın yapan “Yatağanbaba Haber Ajansı”nın (YHA) konu ile ilgili yayınladığı iki haberi burada yayınlayarak anlatabiliriz:

 

HYP Bursa İl Başkanı Gönüldaşımız Ali Öner, Yatağanbaba’nın gönderdiği kitaplarının ücretini yatırdığını haber vermek için yazdığı e-mektubunda, “kültürel” ve “siyasi” konulara da değindi… Ali Bey, düşündüğü fakat gerçekleştiremediği bir düşüncesini paylaştı. E-mektup’un ilgili bölümü şöyle:

 

İnan ki aklımızdan o kadar çok şeyler geçiyor ki, fakat malumun olacağı üzere mevcut hayat şartları insanın bazı düşüncelerinin önüne set çekiyor. Meselâ ben şahsen 28 Şubat – 8 Mart 2009 tarihleri arasında Bursa Tüyap‘ta düzenlenen “7.Kitap Fuarı”nda seni ağırlamak isterdim. Bu yıl sanırım 226 bin kişi üzerinde rekor bir ziyaret yapılmış. “Yardımlaşma ve dayanışma” içerisinde olmamız gerektiğine yürekten inananlardanım.

 

Ali Bey’e bu gerçekleşmeyen düşüncesi için çok teşekkür ediyoruz… Çünkü “düşünmesi bile” yeter! Fakat Türkiye’de “Kitap Fuarı”na katılmak kolay değil… O kulübe gibi küçücük odacıklara, organizasyonu düzenleyenler “dudak uçuklatacak kadar çok milyar” istiyor…

 

Fakat burada asıl şaşırtıcı olan, fuarı 226.000 kişinin ziyaret etmesi! Bu korkunç bir rakam! Bir de öğrendiğimiz kadarıyla Bursa’da 20.000 tirajlı “Yerel Gazete”ler bile varmış! Bursa’nın “okumaya” bu kadar düşkün olması, insanı hem kıskandırıyor daha doğrusu imrendiriyor hem de çok mutlu ediyor… (YHA / 17 Mart 2009)

 

Bu haberimizde de belirttiğimiz gibi, Yatağanbaba’nın bu tür organizasyonlara katılması mümkün değil, çünkü “Yatağanbaba Yayınları”nın bu tür fuarlarda stant kirası için istenen “çok uçuk rakamları” karşılayabilecek bütçesi yok… O bütçe denkleştirilse ve fuara katılınsa bile ödenen kiranın çıkarılması mucize… Zaten büyük Yayınevleri’nin çoğu da masrafını çıkaramıyor, bu tür fuarlar genellikle “görücüye çıkma / tanıtım amaçlı” oluyor…

Şöyle de izah edebiliriz: Net rakamları bilmiyoruz ama stant kirası “bir kitabın yayın masrafına denk” diye biliyoruz!

> YATAĞANBABA GENE de İSTANBUL TÜYAP
   KİTAP FUARI’NA KATILABİLİR!

    
Buna rağmen “en büyük Kitap Fuarı Organizasyonu” olan “TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı”na katılmamız gündemde… Bu gelişmeyi de “Yatağanbaba Haber Ajansı”nda yayınlandığı şekliyle okuyalım:

 

Milliyet Gazetesi’nin internet sitesinde “Milliyet Blog” var ve burada “Blog Yazarlığı’na kabul edilenler” yazılarını yazıyor… Yatağanbaba buraya kabul edilmiş ve bir-kaç yazı da yazmıştı, sonra MB’nin Editörleri ile anlaşamadı, çünkü Yatağanbaba MB Editörleri’nin kurallarını yanlış buldu ve uzun zamandır Milliyet Blog’da yazı yazmıyor…
    
Fakat MB Yazarı olduğu için MB’den haftalık olarak düzenli bülten geliyor… İşte bu haftaki Milliyet Blog Bülteni’nde bu konuyla ilgili bir haber vardı. Habere göre Milliyet Blog Yazarlı 31 Ekim – 8 Kasım 2009 tarihleri arasında yapılacak  Tüyap Kitap Fuarı’na katılacaktı / katılmaya çalışacaktı. Konuyu gündeme getiren ise bir Milliyet Blog Yazarı olan Coşkun Karabulut… MB bunu “MB Haftalık Bülten”e “başlık” yaptığına göre Milliyet Gazetesi bu konuyla ilgileniyor izlenimi veriyor… Yatağanbaba “organizasyon gerçekleşirse 10 kitabıyla fuara katılacağını belirttiği” bir yazı gönderdi. Hayırlısı bakalım… Yazıyı ve yazının altında Yatağanbaba’nın cevabını şu siteden okuyabilirsiniz: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=197132 (YHA / 20 Ağustos 2008)

 

 

> “YATAĞANBABA’NIN İMZA GÜNÜ” YENİÇAĞ GAZETESİ’NDE!

 

Bu sözünü ve zorluklarını konu ettiğimiz İmza Günleri, Basın’da pek yer almasa da, bu konuya ilgi gösteren “duyarlı Basın Kuruluşları” da oluyor… Meselâ Yatağanbaba’nın İzmir 9 Eylül Üniversitesi’ndeki İmza Günü, Yeniçağ Gazetesi’nde haber olmuştu.

 

Gazetenin 16.sayfasında yayınlanan haber metnini, Türkiye dışındaki okuyucular için yayınlamak istiyoruz. Gazetede çıkan haber aşağıdaki gibiydi:

 

10 yıl önce yitirdiğimiz unutulmaz Sanatçı Barış Manço, İzmir’de Dil ve Kültür Topluluğu’nun organize ettiği bir etkinlikle anıldı. İzmir 9 Eylül Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı konferansa Barış Manço kitapları yazarı Murat Yatağanbaba ile 25 yıl Kurtalan Ekspres’te gitarıyla ona eşlik etmiş Bahadır Akkuzu konuşmacı olarak katıldı.

 

Konuşmacılardan Bahadır Akkuzu, “Barış Manço’nun yurt dışı turnelerinde Türkiye’yi bir Devlet Başkanı ciddiyetiyle temsil ettiğini” belirtip, Sanatçı’yla başlarından geçen bazı hatıralarını anlattı.

 

Sanatçıyla ilgili “Dağı Aşan Deve: Barış Manço” ve “Türk Kültürü’nün Karbon Kâğıdı / Barış Manço Destanı” adlı iki kitabı bulunan Yazar Murat Yatağanbaba ise Barış Manço’nun hayatı boyunca Türk kültür, örf ve adetlerinin yaşatılması için çaba gösterdiğini hatırlatıp “biz Barış Manço’nun şarkısında belirtiği gibi ‘Tuz-Ekmek hakkı bilerek’ büyüdük, ‘Halil İbrahim Sofrası kültürü’ ile büyüdük” diye konuştu.

 

Murat Yatağanbaba, konferans sonrasında http://yataganbabakitap.tr.gg  sitesinden de ulaşılabilecek kitaplarını imzaladı. (Yeniçağ Gazetesi / 15 Mayıs 2009)

 

 

YAYINLAYANLAR:

okimdir_500.jpg

sb__mza_g_n__470.jpg

int_imza_g_n__470.jpg

 

yha_yata_anbaba__mza_g_n__470.jpg