yha_erkin_murat_manset Kopie

Müjdat Gezen kestirdi attı: Benim telefonlarımı dinleyen Devlet “bana güvenmiyordur”, o zaman ben de “Devlet’e güvenmiyorum!!!”

 

 

 

“Erkin Koray” ile “Yatağanbaba”nın adı, bu makalemiz için hazırladığımız montaj fotograftan önce, ilk defa geçen sene Ağustos ayında “yan yana” geldi! Şahsi sitemde yer aldığı şekliyle olayı aktaralım:

    

Fethullahçı Zaman Gazetesi‘nin “HYP Denizli İl Başkanı ve Yazar Yatağanbaba’nın da Ergenekon Terör Örgütü Üyesi olduğunu” iddia ettiği haberi, birçok Basın Kuruluşu’nda haber olurken, İstanbul’dan yayın yapan İnternet Ajans Sitesi’nde yayınlandığı gün “Günün Ençok Okunan 3.Haberi” oldu. 
    

O gün onlarca haberin yayınlandığı sitede, -ilginç bir rastlantı- Erkin Koray’ın da bir haberi vardı. Erkin Koray Iraklı Müslümanları katleden Amerikan Askerleri için “Bunlar Kimin Çocukları” başlıklı bir açıklama yapmıştı. 
    

Koray’ın bu açıklaması, Yatağanbaba’nın “Denizli’nin Ergenekon’u” açıklaması / haberi ile birbirine yakın saatlerde yayınlandı ve her iki açıklama / haber de kısa bir süre içinde “ilk 5”e girdi. Gün bittiğinde ise Erkin Baba ile ilgili haber “Günün Ençok Okunan 1.Haberi”, Yatağanbaba ile ilgili haber ise “Günün Ençok Okunan 3.Haberi” oldu. (Yatağanbaba Haber Ajansı – YHA / www.yataganbaba.com / 19 Ağustos 2008)

 

O gün Iraklı Müslümanlar’a yaptıkları zulüm yüzünden Amerikan Askerleri’ne kızan Erkin Koray, “Ençok Okunanlar Listesi”ne altlı-üstlü yerleştiğimiz o tarihten üç ay önce ise, “Toplum’un getirildiği noktayı / Toplum üzerine sinmiş olan korkuyu” özetleyen bir açıklama daha yapıyordu, o da “Ergenekon Soruşturması” ile ilgiliydi ve Konya’nın Beyşehir İlçesi’nde verdiği bir konserde söylüyordu:

 

Konuşmasında siyasi konulara da değinen usta Koray, “Biliyorum konuşmam çok uzadı. Daha fazla konuşmayayım yoksa beni de Ergenekoncular gibi alırlar” şeklinde konuştu. (Beyşehir Göl Gazetesi / 17 Mayıs 2008)

 

 

> SELDA BAĞCAN: O REKTÖRLERİN NE
   KABAHATİ VAR, AYIP DEĞİL Mİ?!

 

“Konuşuyorum, beni de içeri alırlar” diyen sadece Erkin Koray da değil. Selda Bağcan da aynısını söylüyor:

 

Antalya Konyaaltı Belediyesi’nin düzenlediği “Feslikan Yaylası Şenlikleri”ne katılan Selda Bağcan şunları söyledi:

 

Baykal’ın konuşmasının ardından şenlik, Selda Bağcan konseriyle devam etti. Konser sırasında Ergenekon soruşturmasıyla ilgili konuşmak istediğini dile getiren Bağcan, “Suçlu olan varsa cezalandır ama bir sürü de suçsuz insan var içeride. Yazık değil mi ? Ayıp değil mi ? Profesörler, rektörlerin ne kabahati var o insanların ? Sayın başkanım beni içeri alırlarsa kurtarırsınız artık. Korkmasalar sizi de alacaklar da ayakları bağlı.” diye konuştu. (Mersin Son Dakika Sitesi / 02 Ağustos 2009)

 

 

 

> ZEKİ ALASYA: ERGENEKON KADAR
   ABSÜRDE HAZIR DEĞİLİM!

 

Aynı sebepten “konuşmamayı yeğleyenlerden” biri de Zeki Alaysa. Şunları söylüyor:

 

Habertürk’te Saba Tümer’in konuğu olan Zeki Alasya, Egenekon Soruşturması ile ilgili düşüncelerini izleyenlerle paylaştı.

 

Alasya, “Dehşet ve ibretle seyrediyorum (kahkaha atıyor). Yani sonu nereye varacak çok merak ediyorum. Yıllarca komedi oynamış, yıllarca absürd işler yapmış birisi olarak bu derece absürde hazırlıklı değilim diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

 

Ergenekon Soruşturması’nı ‘bakalım ne olacak’ diyerek izlediğini ifade eden Zeki Alasya, düşüncelerini şu sözlerle ifade etti:

 

“Büyük ihtimalle önümüzdeki günlerde yaşayan Cumhurbaşkanlarını almaya başlayabilirler. Demirel tutuklanır mesela. Sezer’in her halde Ergenekon’a katılacak, yani o ekipten birisi olduğuna dair bir sürü delil bulurlar yani. Onun için yani konuşmamayı yeğliyorum fazla ve dehşetle bakıyorum. Bakalım ne olacak, nereye gidecek? Ama ben hala Türkiye’nin laik, demokratik bir hukuk devleti olduğuna inandırmaya çalışıyorum kendimi. (Televizyon Gazetesi Sitesi / 12 Ocak 2009)

 

 

> MÜJDAT GEZEN: DEVLET BANA GÜVENMİYORSA,
   BEN DE DEVLET’E GÜVENMİYORUM!

 

Sanatçılar’ın içinde Ergenekon Soruşturması’na “en ilginç yaklaşımı” Müjdat Gezen gösterdi. Gezen’in gündeminde ise artık “çığrından çıkan telefon dinleme” meselesi vardı. Karı-koca arasındaki kavgalara kadar dinlenmesine tepki gösteren Müjdat Gezen şu çarpıcı ifadeyi kullandı:

 

Devlet benim telefonlarımı dinliyorsa, bana “ey vatandaş ben sana güvenmiyorum” demek istiyordur. Davlet bana güvenmiyorsa, ben de Devlet’e güvenmiyorum o zaman! (Müjdat Gezen / Lâle Şıvgın’la Beyin Fırtınası Programı / Avrasya – ART Tv. / 30 Ocak 2009 / 03:10)

 

Devlet elbette gerekli gördüğünde bazı kişilerin telefonlarını dinleyebilir. Fakat Devleti Yönetenler böyle hukuksuzca ve de Türkiye’deki herkesi “potansiyel suçlu” gibi görürse iş gider Sayın Müjdat Gezen’in dediği noktaya varır… Evet “iş gider varır oraya”… Oraya varınca da Vatandaşı’na güvenmeyen Devlet ve Devleti’ne güvenmeyen Vatandaşlar’dan oluşan bir Ülke, Ülke olmaktan çıkar!

 

 

> 81’LİK HALDUN DORMEN SAHNELERE
   ERGENEKON İÇİN Mİ DÖNDÜ?!

 

Sanatçı bağlamında Ergenekon Soruşturması ile ilgili en ilginç iddialardan biri de 81 yaşındaki Tiyatro Sanatçısı Haldun Dormen ile ilgili… Bir köşe yazısında şöyle deniyor:

 

81 yaşındaki sanat emekçisi Haldun Dormen’in “seyirci kalmayın” protestosunu niye organize ettiğini sanıyorum anlamışsınızdır. Sanatçı tarihi boyunca her türlü bağnazlıkla mücadele etmiştir. Bu muhalif mücadele geleneği sanatçının iliklerine işlemiştir. Tarih gösteriyor ki sanatçılar bunu bir görev kabul etmişlerdir. Salt “icracılık” tek başına sanatı tanımlamaz. Haldun Dormen bunun örneğidir. Sanmayınız ki, bu yürüyüş Haldun Dormen’in ilk eylemidir. Hayır. Haldun Dormen, Moliere’in “Kibarlık Budalası” oyununu sahneye koyarak tavrını göstermiş ve bu yürüyüşü çoktan başlatmıştır. Niye sekiz yıl sonra sahneye döndüğünü sanıyorsunuz? (Soner Yalçın / “Haldun Dormen’in Ergenekon’la Alakası Ne” makalesi / 17 Mayıs 2009 / Oda Tv Sitesi)

 

 

>  LEVENT KIRCA: TÜRKİYE’DE ARTIK HERKES
    “TARAFINI BELLİ ETMELİ” ve SESSİZ KALMAMALI!

 

Önümüzdeki sezon “Ergenekon” konulu bir tiyatro oyunu oynamaya hazırlanan Levent Kıca, Ergenekon Soruşturması’nı “tertip” olarak nitelendiriyor.

 

Tiyatro sanatçısı Levent Kırca, Hülya Avşar’ın programında Ergenekon operasyonu ve izlediği duruşmayı anlattı. Davada bir komedi oynandığını ifade eden Kırca, Hülya Avşar’a mutlaka duruşmaları izlemesini tavsiye etti. Ergenekon tertibine seyirci kalınamayacağını, görmezden gelinemeyeceğini söyleyen Kırca, bütün yurttaşların süreci dikkatle izlemeleri ve tepki göstermelerini istedi. Levent Kırca; bütün aydınları, sanatçıları Atatürk’e, Cumhuriyete sahip çıkmaya çağırdı. (Türk Politika Sitesi / 19 Haziran 2009)

 

Ergenekon Soruşturması’na karşı tavır koyan Sanatçılar sadece bu makalemde ismini zikrettiklerimden ibaret de değil. “Bu biçim soruşturma”ya açıktan tavır koyan Sanatçılar’ın sayısı 400’e yakın. Bunu şu haberden öğreniyoruz:

 

Bu arada, ”Ergenekon” davasını izlemek amacıyla 400’e yakın sanatçının temsilcisi olarak aralarında Levent Kırca, ressam Muzaffer Akyol, şair Hüseyin Aydar’ın da bulunduğu 35 aydın Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ne geldi. Cezaevi önünde basın mensuplarına açıklama yapan Levent Kırca, ”Türkiye’de artık, hangi tarafta olunduğunu belli etmek gerektiğini” ifade ederek, ”Bu nedenle ben de belediye başkanlığına aday olmuştum. Ergenekon davasının takipçisi olduk. Bundan sonra da takip etmeye devam edeceğim” dedi. (Gazete Port Sitesi / “Ergenekon Sanıkları’na MASAK Takibi” Haberi / 21 Nisan 2009)

 

 

> ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ’NE
   İNANAN “AKP BESLEMESİ” BASIN!

 

Peki bu “Ergenekon Soruşturması”na hiç mi inanan yok?! Var! Kim ve kimler peki? El-cevap: “AKP Beslemesi Basın”…

 

Bu nasıl bir iştir ki, AKP Beslemesi Basın ve okuyucuları haricinde bu davaya inanan yok! Bu “AKP Beslemesi Basın”dan Zaman Gazetesi iddianamede adı bile geçmeyen Yatağanbaba’yı hedef gösterecek kadar çıldırmış ve “Ergenekon Terör Örgütü Üyesi” diye “iftiranın ve namussuzluğunun dorukları”nda bir yazı yayınlamıştı… Bu “AKP Beslemesi Basın”ın zaten “bir numaralı gıdası” bu Ülke’nin en vatansever insanlarına çamur atıp gücünü ve etsini kırmaya çalışmak… Hocaefendileri “Amerikan Beslemesi” olunca, bu iftiralara aslında şaşmamak lazım!!!

 

Fakat bu “AKP Beslemesi” ve “Amerikan Beslemesi” şunu unutmasın! Bu Ülke’nin vatansever insanlarını, iftiralarınızla veya hapisle korkutamazsınız. Ölümle bile korkutamazsınız… Bu Ülke’nin vatansever insanları sizin o namussuzluğunuzun icabı içinde debelendiğiniz ve içine çekmeye çalıştığınız çirkefin içine düşmezler, onlar gözlerini “yeni ufuklara” dikerler…

 

 

> UZAKLARDA BİR YERLERDE GÜNEŞLER DOĞUYOR!

 

Zeki Alasya ile Metin Akpınar’ın oynadığı bir filmin adı “Nereye Bakıyor Bu Adalar”dı. Erkin Koray ve Yatağanbaba’da bir yerle bakıyor! Erkin Koray da Yatağanbaba da işte gözlerini dikmiş o “ufku” tarıyor! Çünkü biliyorlar ki “uzaklarda bir yerlerde güneşler doğuyor”… Bu söz Barış Manço’nun… Sözün geçtiği yer de “Dönence” şarkısı…

 

Peki siz Barış Manço’nun “Dönence” şarkısını hangi ortamda yazdığını ve hangi dönemi anlattığını bilir misiniz? “Beni okuyanlar” bunu bilir! Çünkü bugüne kadar yayınlanmış “10 kitabım” (http://yataganbabakitap.tr.gg) var ve bunlardan 2 tanesi Barış Manço ile ilgili… Bunlardan biri olan “Türk Kültürü’nün Karbon Kâğıdı / Barış Manço Destanı” (http://barisdestani.tr.gg) kitabımda ben bunu kayda geçirip Dünya’ya anlattım! Barış Manço “Dönence”yi “12 Eylül Dönemi arefesi”nde yazdı. (“Barış Manço ve 12 Eylül Darbesi!” makalesi / Sayfa: 29)

 

Şu anda yaşına-başına, kanıta-manıta bakmadan sabahın köründe yaka-paça alınıp içeri tıkılanlar hakkında, adı-sanı duyulmamış avukatlar bile hep aynı şeyi söylüyor:

 

Hukukta “delilden suçluya” gidilir, Ergenekon Soruşturması’nda ise “şüpheliden delile” gidilmeye çalışılıyor!

 

Bu “hukuksuz gidiş”in Türkçesi şu: Türkiye’deki 70 milyon insanın tamamı “potansiyel Terör Örgütü Üyesi”dir, hatta “kesin Üye”dir!

 

Atarsın adamı içeri, ararsın suç delilini, 1 yılda mı bulursun 10 yılda mı Allah bilir! Yoksa ya da bulamadıysan diyeceğin belli: Pardon!

 

Bu “bu tip pardoncular”la ilgili, Halk arasında bir söz dolaşır, bilirsiniz: Pardon çıkalı beri eşekler de çoğaldı!

 

Bir insanı “suçsuz yere” yıllarca hapiste yatırmak “insanlık” değildir! Bırakın yıllarca yatırmayı, “suçsuz yere” tek bir gün yatırmak bile cinayetle eşdeğerdir! Mahsun-i Şerif de öyle demiyor muydu?

 

Diplomayla olmaz Hakim olanlar,
Suçsuzun başına çöktün ise YUH!

 

Bu toz-duman dağılacak, bu güneş yeniden doğacaktır, Değerli Okurlarım!

 

Güneş “uzaklarda bir yerlerde” doğuyorsa, “yakınlarda bir yerlerde” ve sonra da “Türkiye’de de” doğacaktır!… Yani “Dönence dönecek”tir. Dönence’nin döndüğü ve “uzaklarda doğan o Güneş’in Türkiye’de de doğduğunu” nerden bileceksiniz, bilir misiniz?

 

“Ne zaman” Türkiye’de de doğar o Güneş?!

 

Bu Ülke’nin vatansever insanlarının değil; -Meclis’te kuş sütü-kuru üzüm beslediğimiz ve ceplerine her ay maaşlarını da koyduğumuz- PKK’ya yardım ve yataklıktan hükümlüler hapse tıkıldığında!…

 

 

———

Fikir Emekçisi Yazar Yatağanbaba olarak; “Sanatçılar’ın özellikle de Komedi Sanatçıları’nın Ergenekon Soruşturması’na bakışı”, “Ergenekon Soruşturması’nın Cumhuriyet’e karşı yapıldığı izlenimi” ve “Dönence’nin döneceği ve Güneş’in Türkiye’de de doğacağı” konularında, diyeceklerim ve “duruş”um budur.

 

Aziz Milletimiz’e “bir insanı haksız yere hapse atmanın cinayetten farksız olduğunu, Savcılar ve Hakimler’in ‘elinde gerçekten delilleri varsa ve öyle hapse attılarsa’ yanlarında olduğumuzu, ‘delilsiz yani keyfi ve hukuksuzca hapse attılarsa / suçsuzun başına çöktülerse’ yuhaladığımızı hatırlatarak” saygıyla duyuruyorum.

 

“Ergenekon Terör Örgütü adına beyin yıkamakla” suçlanan 10 kitabımızdan 2’sine gelince. Biri “Yobazları”, diğeri de “Amerika ile işbirliği yapanları” rahatsız ediyor ve bu yüzden Fethullahçılar’ın uykularını kaçırıyor!!!

 

Yazar Yatağanbaba / Bütün Eserleri – 1              :
SAÇMALIKNAME
(Din Adına Konuşan Hurafe Manyakları’na Cevap)

http://sacmalikname.tr.gg

 

Yazar Yatağanbaba / Bütün Eserleri – 2              :


SİYASET PEYGAMBER MESLEĞİDİR
(Amerika Kâbe’nin Üstünde Dansöz Oynatacak)

http://siyasetpeygambermeslegidir.tr.gg

 

 

YAYINLAYANLAR:

serdar_sanat_i_500.jpg

 

int_sanat___ergenekon_500.jpg

 

yha_sanat_i_ergenekon_480.jpg

 

 

REİTİNG:

int_erkin_ergenekon_g_n_11_480.jpg