HZ.MUHAMMED ve CEP TELEFONU

 

“Çöl’deki Muhammed’i Peygamber yapan Allah beni neden yapmıyor, benim ‘cep telefonum’ var” diyen Ateist’e Yatağanbaba ne cevap verdi?!

 

İnsanlardan bazıları yazılarımızı merak edip tanışmaya ve tartışmaya geliyor.

 

Geçtiğimiz aylarda “2.Baskı”sı yayınlanan “Saçmalıkname” (http://sacmalikname.tr.gg) adlı ilk kitabım ve diğerleri (http://yataganbabakitap.tr.gg) çıkalı beri değişik grup toplantılarında, onlarca telefon görüşmesinde ve yüzlerce karşılıklı / birebir görüşmelerde sayısız konuşma yaptım… Fakat bunlardan bir tanesi çok enteresandı.

 

Bu kişi de (adını bilmiyorum, yüzünü de hatırlamıyorum) dört yıl önce devrettiğim işyerimde beni çok kolay buldu, dükkanımda konuşmuştuk. Adam aynen şöyle dedi: Hz.Muhammed’in bütün yaptıkları yanlış!

 

 

> PEYGAMBERLİĞİN “ZAMANLAMASI”…

 

Bu kişinin tipi ve hareketleri tuhafıma gitti, ilginç buldum, yoksa benim bulunduğum bir mekânda, hele hele kendi mekânımda Asker’e-Polis’e-Devlet’e-Bayrak’a-Din’e-Kur’an’a ve Hz.Muhammed’e asla ve asla laf söyletmem. Fakat bu adamın derdini anlayabilmek için ses etmedim.

 

“Bir örnek ver!” dediğimde ise şöyle dedi: Neden 40 yaşında Peygamber oldu, neden, o yaşına kadar neredeydi?

 

Cevap olarak dedim ki: Peygamberliği insanlar elde etmez, Allah Peygamberlik yetkisi verir ve bunun ne zaman olacağına da Allah karar verir!

 

O kişi bu sefer de dedi ki: O zaman Allah yanlış yapıyor!

 

Ben biraz şaşkınlık ve kızgınlıkla “haşâ” dedim! “Neden ‘haşâ’ diyorsun” dedikten sonra aynen şöyle dedi: Allah neden beni seçip Peygamber yapmıyor? Ben Hz.Muhammed’ten daha iyi yaparım bu işi, benim bir defa cep telefonum var!!!

 

Değerli okurlar! Siz böyle bir cevap-soru alsanız ne cevap verirdiniz? Şimdi bu ateist arkadaşa yaptığım izahatı size de yapayım / burada da yazayım:

 

Hz.Muhammed neden “son Peygamber”dir? Neden 500’lü yıllarda Peygamber geldi de 2000’li yıllarda gelmiyor? İşte o kişi asıl bunu kastediyor, demek istiyor ki “Allah bu zamanda Peygamber gönderse, bu iletişim kolaylığıyla insanlara çok daha kolay tebliğ yapardı…” Bunun sebepleri üstünde düşünmek lazım. Hz.Muhammed “cep telefonu kullansa” daha mı kolay tebliğ yapacaktı? Bu saçma bir iddiadır!

 

 

> “TEBLİĞ”DE KULLANILAN ARAÇ: MEKTUP!

 

Hz.Muhammed mektuplar göndererek diğer ülkelerin –Başkanları vasıtasıyla- halkını İslâm’a / barışa çağırıyordu. Bu mantıklı ve etkili bir yoldur. (Peygamberimizin putperestleri İslâm’a davet ettiği ve Devlet Başkanları’na gönderdiği bu mektuplardan 6 tanesini, “Hz.Muhammed’in 6 Orijinal Diplomatik Mektubu” kitabından okuyabilirsiniz. / Prof.Dr.Muhammed Hamidullah / Beyan Yayınları / Aralık 1998 – İstanbul)

 

Cep telefonu olsa ne olacaktı? 7 milyar insanı tek tek arayıp konuşacak mıydı? Buna hem ömrü yetmezdi hem de kontör parası! Dil problemini de buna ekleyin.

 

“Televizyona çıksa daha etkili olabilir miydi”, olabilirdi!

 

…ama günümüzde de yaşasa 50-100 sene yaşayıp ölecekti. Ölümünden 100-200 sene sonra da herkes sözlerini kendine göre yorumlayacak ve “Hz.Muhammed şu konuda şunu demek istedi” denecek, diğer bir grup “hayır bunu demek istedi” diye karşı çıkacak, kısacası günümüzde yaşanan kargaşadan hiçbir farkı olmayacaktı.

 

 

> “CEP TELEFONLU HZ.MUHAMMED”İN DE NE DİYECEĞİ BELLİ:
   “KUR’AN’I HAYATINIZA SOKUN!”
 
 
 

 

 

Her 100 senede bir Peygamber de gelmeyeceğine göre, geriye bu çeri-çöpü temizleyecek bir tek alternatif / seçenek / çare kalıyor, o da Kur’an-ı Kerim! “Yeniden Peygamber neden gönderilmiyor?!” sorusunun cevabı bence bu! “Gelse de bir şey değişmeyecek” ve de “yeni bir mesaj” getirmeyecek! Çünkü Kur’an’ın şu ayetinde bildirildiğine göre artık Din tamamlanmıştır!

 

…Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı/Allah’a teslim olmayı seçtim… (www.kuranmeali.com / Prof.Dr.Yaşar Nuri Öztürk tercümesi / Maide Suresi – 3.Ayet)    

 

İnsanoğlu -bu zamanda- “cesetli bir Peygamber”e muhtaç değildir! “Peygamberin prensipleri“ yeterlidir! Çünkü insanlık gelişmiş / tekamül etmiştir.

 

Bu tekamül etmiş / belli bir noktaya / seviyeye gelmiş insanoğlu, Son Peygamber Hz.Muhammed’in prensiplerini yani tebliğ ettiği Kur’an ayetlerini hayatına sokacaktır! İsa’sı, Musa’sı, İbrahim’i, Muhammed’i, peygamberlerin hepsi dünyaya yeniden gönderilseler de olacak olan / hedefleri budur: Kur’an’ı “hayatın içine” sokmak!

 

Bugün insanlık Hz.Muhammed’e veya yeni bir Peygambere asla muhtaç değildir. Muhtaç olsa Allah 1400 yıl önce Peygamberliği bitirmezdi! İnsanın bir derdi / sıkıntısı / arzusu / talebi olduğunda, bunu doğrudan Allah’la görüşüp-konuşmalıdır!

 

Bugün “en kolay ve herkesin yapabileceği şey” zaten Allah’la konuşmaktır.

 

Ben sabah-akşam her ortamda Allah’la konuşurum. Yani sözlü ve fiili dua ederim ve / veya Kur’an okurum. ( “Fiili Dua” ve “Sözlü Dua”nın detaylarını yayınlandığında “Dünyanın İlk ve En Büyük Çevrecisi Hz.Muhammed” başlıklı makalemden okuyabileceksiniz.)

 

Allah Kur’an’da insanların sorabileceği soruların tamamına cevap vermiştir. Bir derdiniz olduğunda Allah’la konuşmak isterseniz / “Allah bu işe ne der” derseniz, açarsınız bir Kur’an Meâli ve okursunuz / Allah’la konuşursunuz. Konuşmak istediğiniz / merak ettiğiniz konu neyse, arkadaki fihristten (içindekiler) o kelimeyi bulur, o kelimenin geçtiği sayfaları okursunuz. Ya da internetteki Kur’an Meâli sitelerine girer ve merak ettiğiniz konuyu / kelimeyi yazarsınız, o kelimenin / konunun geçtiği bütün ayetler 1 saniye içinde ekrana gelir, siz de okursunuz, yani Allah’la aracısız ve anında konuşursunuz. Konu hakkındaki değişik yorumları da öğrenmek isterseniz, işin ehli olan İlahiyat Profesörleri’nin tefsirlerini / kitaplarını da okursunuz / bu işi bilenlere danışırsınız.

 

Yani bu iş “cep telefonu” değil, “kitap ve internet” ile “gönül ve niyet” işidir!

 

 

> “AKIL” DA BİR PEYGAMBERDİR!

 

Gönül ve niyet olmazsa, teknoloji işe yaramıyor. Teknoloji ve hatta İletişim çağındayız ama buna rağmen –bazen- aile içinde bile iletişim kurulamıyor!

 

İnsanoğlu artık bir Peygamber’e muhtaç değildir. İsa’sı, Musa’sı, Muhammed’i gelmiş, görevlerini yapmış ve bu alemden ayrılmışlardır. Fakat öğrettikleri / prensipleri herkesce bilinmektedir.

 

“Cep telefonsuz Hz.Muhammed” mi daha başarılı olurdu yoksa “cep telefonlu Hz.Muhammed” mi sorusu, Allah’ın iradesine / kararına bir başkaldırıdır. İnsanoğlu “Allah neden teknolojinin olmadığı çölün göbeğine Peygamber göndermiş de, teknoloji çağında göndermiyor” gibi sorularla “Allah’ın işine karışmak” yerine, kendisine verdiği “aklı” kullanmalıdır.

 

“Cesetli-bedenli Peygamberler” artık Dünya’da yoktur ve bundan böyle Peygamber gönderilmeyecektir ama “cesetsiz-bedenli Peygamber” halen 24 saat bizimledir ve de kafatasımızın içindedir. Bize düşen onu kullanmaktan ibarettir. Çünkü;

 

Tasavvuf’ta yüzyıllardır tekrar edile gelmiştir ki, Allah’ın ilk indirdiği / gönderdiği Peygamber Hz.Adem değil “akıl”dır! “Aklını kullanan” için Hz.Muhammed veya diğer Peygamberler her an onunla beraberdir, “aklını kullanmayan” için ise, Hz.Muhammed veya diğer Peygamberler zaten hiç olmamıştır.  

 

“Aklını kullanmayan insanların aklını” başkaları kullanır ve o insanı / insanları güderler. “Davar gibi” olan / aklını kullanmayan / güdülen insanlara Allah hergün ve hatta “o kişiye özel bir Peygamber” gönderse ne olacak?

 

“Allah’ın ilk gönderdiği Peygamber ‘akıl’sa”, Türkler 520 milyar dolar borçlanarak AB ve ABD’ye gebe kaldıklarına göre, bu Peygamber’e ihanet etmişlerdir! “Be hey” bir şey dediğini sanıp da “Allah niye bu teknoloji çağında Peygamber göndermiyor” diye soran Ateist ve de beyinsiz! Hadi Ateist oldun, illa beyinsiz de olmak zorunda mıydın? “Teknoloji Çağı”nda da Müslümanlar’ın hali ortada… Aklını kullanmayan davar sürüsüne dönüşmüş koca bir Ortadoğu, öte yandan bal döküp yalanası asfaltlara sahip Avrupa! “Akılsız” Taş Devri’nde de ahmak, Uzay Çağı’nda da… Akıllı Taş Devri’nde de rahat Uzay Çağı’nda da… Bunun teknolojiyle veya ilkellikle alakası yok! Sen bırak son Peygamber Hz.Muhammed’i, “ilk Peygamber aklı” bile dinlemezsen, işte böyle AB bir düdük çalar sen yatarsın, ABD bir düdük çalar kalkarsın! 

 

Bir düdük yat, bir düdük kalk!

 

Bir düdük yat, bir düdük kalk!

 

Bir düdük kalk, bir düdük yat!

 

Bir düdük kalk, bir düdük yat!

 

Allah’ın “aklınızı kullanmazsanız üstünüze pislik yağdırırım” (Kur’an  / Yunus Suresi – 100.Ayet) dediği o “pislik” herhalde bu:

 

“Haçlı”nın kulu-kölesi / köpeği / yalakası / ve hatta EŞBAŞKANI olmak!

 

 

 

—————

Fikir Emekçisi Yazar Yatağanbaba olarak; “Allah’ın zamanlamasına ve işine karışmak”, “Kur’an-ı Kerim’i hayatın içine sokmak” ve “Tasavvuf’a göre ‘ilk Peygamber’ olan aklı kullanmak” konularında, diyeceklerim ve “duruş”um budur.

 

Aziz Milletimiz’e “BOP’un Eşbaşkanları’na oy verdikçe, daha çook ABD ve AB’nin kulu-köpeği / yalakası ve sömürgesi olacağını, bu kafayla Allah Türkler’e ve Müslümanlar’a acıyıp da 1000 tane de Peygamber gönderse sömürge olup sürünmekten ve sömürülmekten  kurtulamayacağını, Allah ‘kendisinin yanlış yaptığını söyleyen’ Ateist’i affetse bile Haçlılar’ın “bir düdük yat bir düdük kalk”ı / düdük talimini yerine getiren Müslümanları asla affetmeyeceğini hatırlatarak” saygıyla duyuruyorum.

 

hz.muhammed_ve_cep_telefonu.jpg500.jpg

 

 

YAYINLAYANLAR                                         

 

int_cep_telefonu_g_n_5_500.jpg

serdar_cep_telefonu_500.jpg
 

 

int_cep_telefonu_500.jpg 
12_kopie.jpg
  
 
 
 
 

 

 

 

                                                

 

NOTLAR                                                            :

 

Telif Hakkı / Yasal Uyarı: Makalemizi “Yazar Murat Yatağanbaba / www.yataganbaba.com “ ifadesi ile alıntılayabilir ve / veya sitenizde yayınlayabilirsiniz…

 

logo_kahverengi.jpg 
   

Murat Yatağanbaba Kitapları Sitesi:

 

YATAĞANBABA KİTAP (YK)

http://yataganbabakitap.tr.gg

 
 
 
 
 
 

 

yha_mavi.jpg
 
 
 Murat Yatağanbaba Sitesi:

 

YATAĞANBABA HABER AJANSI (YHA)

www.yataganbaba.com